

Arkadaşlar sibellanın blogunda gördüm yazısını aynen alıntılıyorum, sizler de benim gibi bazı giysilerinizi ona buna değil de gerçekten ihtiyaç sahiplerine ulaştırmak isterseniz işe yarayabilir diye düşünüyorum (yeni yıl öncesi dolap detoksu diyelim isterseniz)
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kadın Koordinasyon Merkezi çok güzel bir uygulamaya yer veriyor arkadaşlar... Hala kullanılabilecek durumda olan,yıpranmamış fakat kullanmadığınız giysileriniz varsa, bunları çöpe atmak yerine ihtiyaç sahibi ailelere ulaştırılmasını sağlayabilirsiniz.
Nasıl mı yapacaksınız?
0212 444 00 93 nolu telefonu arayıp, 'Eşya ve Giyim Bağışı' nı seçerek, isim ve adres bilgilerinizi bırakacaksınız. Bağış görevlileri kapınıza kadar gelerek bağışlarınızı alıp, ihtiyaç sahibi ailelere sizin adınıza ulaştıracaklar :)
Merhaba :))
Sizler de benim gibi çarşamba-perşembe günü pazartesi diyete başlıyorum diyip pazar günü de önümüzdeki bir haftalık açığı kapatan, pazartesi günü de hiç gelmeyenlerden misiniz???
Hevesli, ayran gönüllü, sabırsız, ne derseniz diyin buluşmada Yasemin Hanım'ın dediği gibi "yeni yıl" kelimesi içimi kıpır kıpır yapıyor.. Ama bu kez hayallerimi gerçeğe dönüştürmek konusunda hiç olmadığım kadar kararlıyım
Öncelikle halihazırda büyük bir tembellikle sürdürmekte olduğum işime dört elle sarılacağım, başarılı olursam benimle birlikte kocaman ailem de mutlu olacak biliyorum (benim mutluluğumu da paylaşacak insanların yanımda olduklarını bilmek çok güzel)
Yarım kalan işlerimi tamamlamak istiyorum; 1 yıldır sözde örmekte olduğum Tunus işi atkım, 3 tane yarım kalmış eteğim :P , masamın akrilik boyası, bir türlü biteremediğim ütülerim,ooooooo :P.. Hayatımda yarım hiçbirşey istemiyorum..
Sevgili minicik göbeciğimle vedalaşmak istiyorum (ya hakikaten 2 kilo fazlam var ama bi aşkla bağlıyız ki sormayın, kocam der zaten; "göbeğim kadar sadık dostum olsa dünyayı yerinden oynatırım" diye)
Doktoraya ölmez kalmazsam, okul da beni reddetmezse kesinlikle başlamak istiyorum, tüm evraklarım tamam; ilanı bekliyorum... Okumak en büyük hobim, Allah ilmi çalışana, parayı istediğime veririm demiş; ikisini de eksik etmesin hiçbirimizin üzerinden inşallah...
Sevgili eşimle bir bebek sahibi olmak istiyorum; diğer bir deyişle Kazan doğursun, meleğimden meleğim olsun :))
Benden şimdilik bu kadar... Sizler de beklentilerinizi yazın ve bizlere ilan edin belki bu sefer başarırız :))
Milattan öncesinden kalma bir burda dergisinden straplez sadece göğsü lastikli bir tunik dikiyorum, ama büzgülü lastik dikişini benim gibi bilmeyenler için çok güzel bir video var...
Temel olarak; masuraya çok esnetmeden lastik sarıyoruz, üste de normal dikiş ipliği takılıyor, makina ayarları en gevşeğe alınıyor..
Videonun sahibinin 14 yaşında olduğuna dikkatinizi çekerim ;Quick tutorial for shirring
http://www.youtube.com/watch?v=WckKmm1cPFs&feature=player_embedded
siz de benim gibi bir deneme parçası üzerinde biraz çalışabilirsiniz, kolay gelsin..
Onlar 3. yaşlarını kutluyorlar ben yeni tanıştım çok sevdim.. Tavsiye ederim :))
http://yemek.name/
İSMEK'in kendi sitesinde "yayınlarımız" bölümünde de bulabileceğiniz modelistlik kitabı!!
Kalıp çıkarmayı sevenlere yönelik güzel bir kaynak :))
Buradan buyurun... MODELİSTLİK KİTABI
İyi günlerde kullanın..
Uzuuuuuun tatilimdeki halimi görünüz lütfen; 4 yıllık ekonomi bilgimi 2 haftada tazeleme mecburiyetimden ötürü salonu çalışma salonuna çevirip böyle yaşıyordum (dedim ya bu kez tembellikten değil çok çalışmaktan)
Benim için dünyanın en özel insanı evimin direği, gemimin küreği güzel kocamdır...
7 yıllık aşkımızın en delice yaşandığı, Ankara'nın buz gibi soğuğuna karşı kalbimin alev alev yandığı yer de ODTÜ'dür.. Hocama da dediğim gibi, orada olabilmek tanrının bana bahşettiği bir cennet damlasıymış, yakalayabildiğim ve kıymetimi bilebildiğim her şey için sonsuz şükürler olsun...
Son yazı tarihim 16 kasım; bugün olmuş 9 aralık :))
İnanın tembellikten değil, şu süreye 2 sınav, 2 iş görüşmesi, bir Ankara-İstanbul günübirlik gidiş gelişi sığdırdım.. Bi de arabayı değiştirdik, alımdı satımdı bi gün de buna gitti :))
Daha da boş durmadım tabi;
Ayva mevsiminde 3 tane ayva çeşitlemesi yaptım size (yazım ve resimler yarına)
Kayınvalidemden güzel bir içli köfte tarifi var size (her aşamayı resimledik :)) )
Dikiş acemisi olarak diktiklerim; 2 etek bir pijama bir de pantolon etek oldu şu ana kadar..
4. bloggerlar toplantısına katılma kararı aldım ve başvurdum hayırlısı bakalım :))
PS; bugün neden yazmıyorsun demeyin diye söylüyorum, öğlene iş görüşmesi var da :)) gene gene gene....
Bunu buldum paylaşmadan edemeyeceğim Şeker cafe'ye teşekkürler; dosya linkleri aşağıda şeker cafe arkadaşımızı da izlemeye almanızı tavsiye ederim daha neler var neler...
http://sekercafe.blogspot.com/
Evet biraz geçte olsa sepetimi tamamlayıp, aralık ayı yılbaşı sepeti için planlar yapmaya başladım bile. Bu ay katılım şartları konusunda bir değişiklik yaptım, maalesef blogu olmayan arkadaşlar KATILAMAYACAK.
Katışlım şartları
* Blog sahibi olmanız gerekiyor.
* Sağ üstte bulunan İZLE butonuna basıp blogumu izlemeye (eğer izliyorsanız yorumda belirtiniz) almanız gerekiyor.
* Yorum bırakarak ‘katılıyorum’ demeniz.
* Blogunuzda etkinlikten bahsetmeniz gerekiyor.
- Etkinlik 15 Kasım saat 23:55’ te sona erecektir.
- Ürünlerin hepsi ambalajındadır, hiçbiri kullanılmamıştır.
- Bayramdan hemen sonra hediyeleri ptt kargo ile göndereceğim.
- Kargo ücreti bana aittir.
- Çekilişi random aracılığıyla yapacağım.
BU ETKİNLİK SADECE BLOG KULLANICILARI İÇİNDİR!!!!
İşte link :))
http://surprizmutfak.blogspot.com/2010/11/hediye-sepeti-etkinligi-kasim-ayi.html
çok güzel bir hediye çekilişi, sizleri de beklerim :))
SON GÜN 14 KASIM
http://www.shewolfcosmobeauty.com/2010/10/giweavay-3-super-hediye.html
Efendim bu sessizlikteki pazar macerası ganimetlerimi paylaşarak başlıyorum.. ın ınınınnını bakınız kumaşlar.. Velet kumaşlarına sardım :))
![]() |
kedili kumaşımmm |
![]() |
bu güzel tafta üzeri kadife kumaş şimdi 2 adet yastık :)) |
Önce bununla başlamak istiyorum çünkü çok güldüm ben sonradan..
Sabah karı koca sınava gitmek üzere arabamızla yola çıktık ben Beylerbeyinde eşim ise Altunizadede sınava girecek. beni erkenden bıratı ki o da sınavına yetişsin.. Herşey normal, asayiş berkemal..
Ben 2 dersten sınava gireceğim sabahtan o ise 1 dersten; o 10:15'te çıkacak ben 11:00 de, sınavda cep telefonu yasak old için benim telefonum yok, onun arabada telefonu var. Randevu yerini kararlaştırdığımız için telefon bizim için sorun değil "2000ler öncesi çağda buluşma" kavramını tazeliyoruz..
Sınava girdik çıktık bu da tamam (öğleden sonra da 14:30'da 2. oturum var ve bi dolu vakit var) ben biraz erken çıktım biraz bekledim derken 1 saat kadar beylerbeyi sarayı bekçiliği yaptıktan sonra karşımda ankesörlü telefon gördüm hemen eşimi aradım.
"Araba çalışmıyor, anahtarlar da üzerinde , galiba akü bitti kapıları elle kitledim sende yedek anahtar var dimi geliyorum!!! " Amanınnn! İstanbul gibi yerde aküsü bitik de olsa kontak üzerinde anahtar torpidoda ruhsat, beyimiz bana geldi..
Not: akünün yenisinin 120 TL olduğunu buradan sonra aklımızda tutalım lütfen :))
Taksiler akümüze takviye yapmıyor çünkü taksimetreleri bozuluyormuş (makul bi sebep adamın ekmek kapısı), ama yolda gördüğümüz tüm arabalar hatta aygaz kamyonunun bile ya benimki biterse diye bizi reddetmelerini anlayamadık!! be angutlar sizin araba zaten yürüyor akü 2 dakikada şarj eder kendini, bizim araba otomatik, akü olmadan yürümüyor!!!
Bi elektrikçi bulduk akü takviyesine 50 lira istedi bi de 2-3 saat bekleyecekmişiz (her söylediğine ayrı ayrı çüş dedik). Neyse dedik ki yol yardım gelsin, adamlar hiç yoksa prensipli 10 dakkada geldi 40 liramızı da aldı gitti..
Biz başladık akü şarj olsun diye İstanbul turuma.. altunizade kadıköy harem üsküdar koşuyolu bi daha kadıköy sonra koşuyolu nautilus.. (bu arada kadıköyde de galiba miting var ve bazı yollar kapalı!!)
Arabayı otoparka koyduk 10 dakika sonra çıktığımızda gördük ki fan devreden çıkmadığından akü gene bitti ve sınava 1 saat kaldı brrrrrrr!! Ne ise ben kocamı yolladım sınava, iş başa düştü, aradım babamı "baba, ben nautilusta mahsur kaldım bir takviye kablosu kap gel :)) "
Tam 17 dakika şarj ettikten sonra rolantide 1000 devrin üzerine çıkarmayı başardık dooooooğru bostancı sanayiye (bu arada günlerden pazar onu da unutmayalım) fan rölesi değişti 30 kayme de öyle gitti..
Bu arada arabayı şarj edelim diye çeyrek depo benzin de yemişiz sabahtan beri..
125er de SPK sınavına vermiştik, oh bi rahatladım ki sormayın, cüzdanda bi 5 lira vallahi kafam rahat :)) Olan benim 2. oturum sınava oldu :))
Biliyorum bir süredir blogumda taze birşeyler yok, en son "ses-siz kalamıyorum" dedim; bir sessizlik pir sessizlik :))
Kendimi ders çalışmaya vurdum, bir mülakatım var, bildiğiniz okulu yeniden bitiriyorum.. Allahtan defterlerim duruyor ve güzel not tutmuşum :))
Dün bide SPK sınavı vardı ,başıma gelmeyen kalmadı o ayrı konu...
Bi bebek mevlüdü bi yeni gelin evi gezmesi... Güzel bir ayva marmelatı, brownie ve karamelize sebze tarifim var. Marketlerde bulduğum birkaç yeni ve güzel ürün var, yeni gelin arkadaşımızın bayram kartı etkinliğinde kime kart yollayacağım belli oldu ancak biraz fikrim gelmiyor :))
İlk diktiğim eteği nasipse bayrama giyeceğim, ancak yelek konusunda şüphelerim var :)) sevgili anneannem onu kalıpsız falan çatır çutur kesti, bi prova sonra da verdi bana dik diye.. tamam pensleri yan dikişleri oldu önü de yapabilirim de!!! yaka ve kol kısmına tela yapıştır kıvır kısmını kıvıramadım ben bugün ona ziyarete gideyim iyisi mi :)) (gülmeyin)
Kurstan çıkıp eve gelmiş baygın insan halimle karşınızdayım :)) Sonunda ölçülerimizi aldık, kalıplarımızı çıkardık hayırlısıyla yarın kıyım işlemine başlıyoruz :))
Eh mankenden hallice olan ölçülerimi de gözönüne alarak günde 4 hurma kürüne başlıyoruz..
(bu ekibe benimle beraber biri daha dahil oldu, adını vermiyorum o kendini biliyor!!, bak alacağım ölçülerini 2 hafta sonra :)) )
Efenim bu aralar bi DIY DIY gidiyor blog aleminde, fikirleri inceliyordum da bi türlü ne demektir arayıp da bakmam aklıma gelmemişti..
DIY- Do it yourself ; bizim piknik alanlarındaki "kendin pişir kendin ye" gibi, kendim yaptım, baaaak diyip "kendimiz yemiyor" cümle aleme karşı; "bu benim eserimdir" diyorsunuz.
E o zaman ben de DIYmış oldum bugün..
Balayından sonra Defne Joy Foster'ın oteline yaptığımız kaçamağın hatırası olan kopuk anahtarlığı atmak içimden gelmedi...
Bakın ben de ne yaptım :))
bir makaş, bir anahtarlık ucu, bir adet lüzumsuz reklam magneti e bi de bauhaustan aldığım hobi yapıştırıcısı lazım oluyor