şuradan buradan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
şuradan buradan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Bol resimli gebenin her telden gezmeleri postu

31. gebelik haftamda kafama dank etti galiba bebek doğunca bir süre biraz zor gezebileciğimiz..
Bu haftaları değişik etkinliklere adadık; 


Düşündük taşındık; biz 1 yıldır sinemaya gitmemişiz yahu!!! Eskiden günde 2-3 filme gittiğimiz olurdu, yaşlılık dedik :)) Geç de olsa "Açlık Oyunları" filmini izledik. Sonrasında yapılan yorumları okudum, kitabının performansını vermediğini söylüyorlar ama açıkçası ben kitabını okumadığım için bilemiyorum, bize iyi geldi diyebilirim :))


(sağdaki kırmızı elbiseyi çok beğendiğimi belirtmeme gerek yok sanırım)






Kozyatağı Kozzy AVM'de Gazanfer Özcan-Gönül Ülkü tiyatro sahnesinde her zaman değişik sanat alanlarında çok çeşitli gösteriler sergileniyor; bunların bir kısmı da toplumun daha kolay erişebilmesi adına ücretsiz etkinlikler.. Sadece gişeden 1 hafta önce davetiyenizi almanız yeterli.. Detaylar ve program için; http://www.kkm.gen.tr/default.aspx


Önce 23 Mayıs'ta "Gürbüz" isimli tiyatroyu izledik; amatör oyunculardan oluşan bir topluluktu, bize güzel 1-2 saat yaşattılar.














26 Mayıs'ta Kozyatağı Central Hospital'in düzenlediği "Gebelik eğitimi"ne katıldım. Her ayın son cuma'sı ücretsiz olarak gerçekleştirilen eğitime katılmak için annebebek@centralhospital.com 'a mail atmanız yeterli...


"Gebelerin yoğun ilgi gösterdiği programda, Gebelik Evreleri ve Doğum Yöntemleri, Gebelikte ve Lohusalıkta Beslenme, Anne Sütünün Önemi, Emzirme Yöntemleri, Bebek Bakımı ve Uygulamalı Bebek Banyosu, Bebeklerde İlkyardım, Uygulamalı Gebelik ve Nefes Egzersizleri ile normal doğum planlayan anneler için en çok merak edilen konu olan Doğum Sancısıyla Başa Çıkmayla ilgili bilgiler konularında uzman bir ekip tarafından anlatıldı. Gebelerin merak ettikleri ve akıllarında kalan soruların tümüne interaktif bir ortamda yanıt verildi."


gebe3601


NOT: soldaki fırfırlı elbiseli şişko benim, aldığım 9 kilo gayet net biçimde ortadadır :))


Yarın akşam ise gene Kozzy'de  Rönesans Sanatevi'nin Şef Hakan Günay yönetimindeki TSM korosunu dinlemeye gidiyoruz..


Haftasonu ise Küçükyalı Golden Country'de bir piknik planım var bakalım :)) http://www.goldcountrypark.com/index.html
Galeri

Karnımdaki koca kızla bize bu kadar yeter değil mi :))

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • RSS

İTÜ LİSANSÜSTÜ PROGRAMLAR TANITIM GÜNLERİ


Biraz da iş yapalım değil mi :))

SEVGİLER; Ceren...

İTÜ
SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ
LİSANSÜSTÜ PROGRAMLARI
TANITIM GÜNLERİ
İstanbul Teknik Üniversitesi’nde sosyal bilimler üzerine eğitim almak isteyenler için
tanıtım günleri düzenliyoruz!
Sosyal Bilimler Enstitüsü’ne bağlı yüksek lisans ve doktora programlarının
tanıtımını İTÜ Taşkışla Yerleşkesi’nde 30 Mayıs 2012 Çarşamba ve 6 Haziran 2012
Çarşamba günlerinde yapacağız.
Tüm gün sürecek tanıtımlarda 2012–2013 akademik yılında sosyal bilimlerin ilgili
alanlarında eğitim görmek isteyen öğrencilere programlar hakkında ayrıntılı bilgi
vereceğiz.


İTÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde yürütülen lisansüstü programlar:
Yüksek Lisans
 İç Mimari Tasarım (Uluslararası)
 İktisat
 İşletme
 Konut ve Deprem
 Sanat Tarihi
 Siyaset Çalışmaları
 Müzikoloji
Doktora
 İşletme
 Müzik
 Müzikoloji ve Müzik Teorisi
 Sanat Tarihi
Yüksek Lisans (II. Öğretim)
 Executive MBA (Yöneticiler İçin İşletme)
 İşletme ve Teknoloji Yönetimi
 Müzik
 Turizm Tasarımı ve Yönetimi
Daha fazla bilgi için: www.sbe.itu.edu.tr

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • RSS

20. hafta hamilelik halleri...

Bu hafta evi bebişe göre ayarlamak için köklü bir gardrop değişimine gidiyorum, eski gardrop gidip yerine daha büyüğü geliyor (kendi odama sığma cezası verdim kendime).. tabi eskiyi boşalt; yenisi gelene kadar bütük kıyafetler ortada kalsın vb. nedenlerle ev savaş alanı gibi; ikinci bir emre kadar misafir kabul edemiyorum :))

2. trimesterdeyim ama kafalar hala bulutlu; sağlıklı gıda tüketim takıntım sonunda şekeri de paketli kullanıyorum BKNZ :))










Balık tüketmek lazım dediler; çok sevmem ama bari yiyeyim dedim; mikrodalgada balık pişirdim. Kızarmıyor ama gayet güzel pişiyor sebzelerle birlikte (domates, kuru soğan, biber,mısır ve defne yaprağı ile z.yağı ve k.biber-tuz ekledim sadece.. 800 W 10-12 dk)



  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • RSS

Kozmetik alışverişlerim

Sabah koştur koştur işe git; akşam aynen eve gel.. pek değişik bir hayat yaşamıyorum.. geçen hafta ben kendi kendime tığ örmeyi kıvırırım dedim; google amca ve blogger dostlar sağ olsun ilk  küçük parçamı bitiriyorum sanırım...


Doktora yeterlilik sınavına çalışmak lazım ama bende bir çalışmama hali bilmem sonum ne olacak..


Bebiş bugün 17 haftalık; babycenter'a göre şalgam kadar olmuş; 4 aylık olduğumda- ki geçen haftaya tekabül ediyor) toplam 900 gram almıştım ama sanırım bu hafta biraz kaçırmış olabilirim; en iyisi ay sonunda tartılmak :))


önce unnado'dan gelen lilerac phytolastil çatlak kremimi sürdüm sonra da dün kendimi gratis'e attım; kozmetik alışverişim gelmiş demek ki :))


define a lash siyah maskara; dream matte mousse fondoten (21 numara) ve colossal kahverengi maskara .. 2 alana 1 bedava kampanyası vardı kahverengi rimel bedavaya geldi...




  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • RSS

Yeni mutfak gereçleri

Bunlar markafoni ASA Selection satışında rastladığım bazı mutfak gereçleri; bekli çok hayati değiller ama aslında geresinim duyuyorum ;

Örneğin bu gördüğünüz benim gibi sakarlara yönelik parmak koruyucu (14,90 TL-yara bandı masrafımı karşıladığı kesin )

Kitchencraft

Turunçgilleri soyarken suyunun eline akmasından tiksinen var mı benim gibi??? (9,90TL)

Kitchencraft
En büyük cezvem yumurta cezvem ama sonra yumurtaları suyu dökmeden almak zor oluyor (biliyorum suyu dökerek sorunum kolayca çözülür ama ben soğutup menekşelerime besin olarak veryorum) (çifti 22,90TL)

Kitchencraft

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • RSS

Eski bir mailden alıntıdır.. 1500'lü yıllar İngiltere..

Bu çok eksi bir mail aslında; ilk okuduğumda İngilizce deyimlerin kaynağını öğrenmek çok hoşuma gitmişti, mail kutumun diplerinde yeniden bulunca sizinle de paylaşmak istedim;


 ingiliz uygarlığı ( yıl 1500)  nereden nereye.........
Bir dahaki sefer ellerinizi yıkarken suyun sıcaklığı tam  istediğiniz gibi değilse eskiden İngiltere'de bu işlerin nasıl  yapıldığını  düşünün.
1500'lerde İngiltere'de işler şöyle yapılıyordu :
İnsanların çoğu Haziran'da evleniyordu Çünkü  senelik  banyolarını  Mayıs ayında yapıyorlar, Haziran'da hala çok kötü kokmuyorlardı. Ama yine  de kokmaya başladıkları için gelinler vücutlarından çıkan kokuyu  bastırmak  amacıyla ellerinde bir buket çiçek taşıyordu.

Banyolar içi sıcak suyla doldurulmuş büyük bir fıçıdan meydana  geliyordu. Evin erkeği temiz suyla yıkanma imtiyazına sahipti. Ondan  sonra  oğulları ve diğer erkekler, daha sonra kadınlar, sonra çocuklar ve en  son  olarak ta bebekler aynı suda yıkanıyordu. Bu esnada su o kadar kirli hale  geliyordu ki içinde gerçekten bir şeyleri kaybetmek mümkündü.
 İngilizce'deki "banyo suyuyla birlikte bebeği de atmayın" (Don't throw  the  baby out with the bath water) deyimi buradan gelmektedir.
 Evlerin çatıları üst üste yığılmış kamıştan yapılıyor,  kamışların altında tahta bulunmuyordu. Burası hayvanların ısınabilecekleri tek yer olduğu için bütün kediler, köpekler ve diğer küçük hayvanlar (fareler, böcekler) çatıda yaşıyordu. Yağmur yağdığı zaman çatı kayganlaşıyor ve bazen hayvanlar kayarak çatıdan aşağı düşüyordu.  İngilizce'deki "kedi-köpek yağıyor" (It's raining cats and dogs) deyimi buradan gelmektedir.
Yukarıdan evin içine düşen şeyleri engelleyecek hiçbir şey  yoktu. Böceklerin ve buna benzer nesnelerin yatakların içine düşmesi büyük bir sıkıntı oluşturuyordu. Etrafında yüksek direkler ve üstünde örtü bulunan İngiliz usulü yataklar buradan gelmektedir.
Zemin topraktı. Sadece zenginlerin zemini topraktan başka bir şeyden yapılmıştı. Toprak kadar fakir (dirt poor) tabiri buradan çıkmıştır.
Zenginlerin ahşaptan yapılmış zeminleri vardı. Bunlar kışın ıslandığı zaman kayganlaşıyordu. Bunu önlemek için yere saman (thresh) seriyorlardı. Kış boyunca saman sermeye devam ediliyordu. Bir zaman geliyordu ki kapı açılınca saman dışarıya taşıyordu. Buna mani olmak üzere kapının altına bir tahta parçası konuyordu ki bunun adı "thresh hold" (saman tutan; Türkçesi "eşik") idi.
Yemek pişirme işlemi her zaman ateşin üzerine asılı durumdaki büyük bir kazanın içinde yapılıyordu. Her gün ateş yakılıyor ve kazana bir şeyler ilave ediliyordu. Çoğu zaman sebze yeniyor, et pek bulunmuyordu. Akşam yahni yenirse artıklar kazanda bırakılıyor, gece boyunca soğuyan yemek ertesi gün tekrar ısıtılarak yenmeye devam ediliyordu. Bazen bu yahni çok uzun süre kazanda kalıyordu. "Bezelye lapası sıcak,
bezelye lapası soğuk, kazandaki bezelye lapası dokuz günlük" (peas porridge hot, peas porridge cold, peas porridge in the pot nine days old) tekerlemesinin menşei budur.
Bazen domuz eti buluyorlar o zaman çok seviniyorlardı. Eve ziyaretçi gelirse domuz etlerini asarak onlara gösteriş yapıyorlardı. Birisinin eve domuz eti getirmesi zenginlik işaretiydi. Bu etten küçük bir parça keserek misafirleriyle oturup paylaşıyorlardı. Buna "yağ çiğnemek" (chew the fat) adı veriliyordu.
Parası olanlar kalay-kurşun alaşımından yapılmış tabaklar alabiliyordu. Asidi yüksek olan yiyecekler kurşunu çözerek yemeğe karışmasına sebep oluyor, böylece gıda zehirlenmelerine ve ölüme yol açıyordu. Domatesler buna sık sık sebep olduğu için bunda sonraki yaklaşık 400 yıl boyunca domateslerin zehirli olduğu düşünülmüştü.
 Çoğu insanın kalay-kurşun alaşımından yapılmış tabakları yoktu. Onun yerine tahta tabaklar kullanıyorlardı. Çoğu zaman bu tabaklar bayat ekmekten yapılıyordu. Ekmekler o kadar bayat ve sertti ki uzun zaman kullanılabiliyordu. Bunlar hiçbir zaman yıkanmadığı için içinde kurtlar ve küfler oluşuyordu. Kurtlu ve küflü tabaklardan yemek yiyen insanların ağızlarında "tabak ağzı" (trench mouth) denen hastalık ortaya çıkıyordu.
   
Ekmek itibara göre bölüşülüyordu. İşçiler yanık olan alt kabuğu, aile orta kısmı, misafirler de üst kabuğu alırdı.
Bira ve viski içmek için kurşun kadehler kullanılıyordu. Bu bileşim insanları bazen birkaç gün şuursuz vaziyette tutabiliyordu. Yoldan geçen insanlar bunların öldüğünü sanıp defnetmek için hazırlıkyapıyordu. Bunlar birkaç gün süreyle mutfak masasının üstüne yatırılıyor¸ aile etrafına toplanıp yiyip-içerek uyanıp uyanmayacağına bakıyordu. Buna "uyanma" nöbeti deniyordu.
   
İngiltere eski ve küçük bir yerdi, insanlar ölülerini gömecek yer bulamamaya başlamıştı. Bunun için mezarları kazıp tabutları çıkarıyor, kemikleri bir "kemik evi"ne götürüyor ve mezarı yeniden kullanıyorlardı. Tabutlar açıldığında her 25 tabutun birinde iç tarafta kazıntı izleri olduğu görüldü. Böylece insanların diri diri gömüldüğü ortaya çıktı. Buna çözüm olarak cesetlerin bileklerine bir ip bağlayıp bu ipi tabuttan dışarıya taşıyarak bir çana bağladılar. Bir kişi bütün gece boyu mezarlıkta oturup zili dinlerdi. Buna mezarlık nöbeti ("graveyard shift") denirdi. Bazıları zil sayesinde kurtulur ("saved by the bell") bazıları da "ölü zilci" (dead ringer) olurdu.
Gerçekler bunlar. Kim demiş tarih sıkıcıdır diye..

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • RSS

Acilen abstract yazmanız gerekirse ne olur:)))- AYNEN BU :))


Şu anda acil yetişecek makalem için pozisyonum budur :))

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • RSS

Üniversitelerde yeni bölümler açılmış haberimiz yok!!!

Bu yazı İTÜ panolarından birinden bizzat tarafımca çekilmiştir :))  İlk satıra dikkatinizi çekerim!!!


  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • RSS

Güzellikler...

Son günlerde ülkemizde yaşanan PKK olayları, Van'daki deprem beni çok üzdü. Hastamızın da hala yoğun bakımda olması üzüntümü gerçekten katmerliyor... En kısa zamanda dertlerimizin bitmesi dileğiyle...

Ama hayat devam ediyor, kötülerin yanında güzellikler de yaşanıyor; güzel bir yenicami gezisi, gecikmiş doğum günü postum, bir aile ferdinin nişanı.. Koşturmacalara devam, zaten Allah da eksik etmesin..

 



 Bunlar doğum günü güzellikleri.. Hep ağaç dikmek istemiştim, eşim benim adıma gerçekleştirdi, artık 7 ağacım, 18 tane de meşe palamudum var.. Bu dünyadan aldığımın bir kısmını iade ediyorum...


HEDİYEM :))
HEDİYE1- ARTIK BENİM DE İZMİR'DE BİR DİKİLİ AĞACIM VAR!
DOĞUM GÜNÜ PASTAM



Nişandan minicik bir sofra karesi ve karşınızda ben!! Boyandık süslendik gittik, dekora da uyumlu olmuşum..  Simaycım Allah tamamına erdirsin inşallah :)) elbiseyi Park Bravodan almıştım taaaa fi tarihinde, o kadar para bayılmıştım ki sık sık giyiyorum, böyle çıkartacağım acısını :))







  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • RSS

Zeytinburnu Organik Halk Pazarı


merhaba!!

dedemin mezarına gittiğimde çok yakınlarında pazar görünce girmeden duramadım, organik sebzeleri mıncıklama fırsatı bulmuşken kaçıramazdım :))

1453 İstanbul müzesi tabelalarını takip ederek ulaşabilirsiniz :))





  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • RSS

Ses veriyorum..

28 eylülden beri yeni kayıt girememenin üzüntüsü içimde, ama yorgunluktan adım atamıyorum.. Çarşamba 2. kez trombosit nakli yapacağım, okul açıldı tabi.. Ankara ve İzmir'de araştırma görevliliği sınavlarına girdim herhalde 2 haftada 4000 km yol gitmişimdir..

bir iki de iş görüşmesi yaptıktan sonra, karşınızdayım..

Veee son bilgi kitap kargoları tam 2 hafta arabamda benimle Türkiyeyi dolaştıktan sonra sanonda yola çıkıyor.. Bu ilk parti ile sanırım 60-70 kilo civarında kitap gidiyor, daha elimde en az bunun 2 katı kadar kitap var.
Okulların yaş durumlarına göre paylaştırmaya gayret ettim, eldeki bazı kitaplar sanki yetişkinlere yönelik gibi geldi; kitaplarda yaş sınırı olur mu bilmem ama ruhum öyle hissetti...

Ve sevgili Yeşim hanım elinize ulaşan kolinin aynısından bir tane daha ileteceğim (bi de evdeki erkekler taşırken yardım etse ne iyi olur :)) )Arabam 4 koliden fazlasını alamadı ne yazıkki...

Biraz da eğlenmek istersek, ben biyeleri çok severim kumaştan pratik bir biye yapım yöntemi buldum; maskeleme bandının böyle kullanılabileceği hiç aklıma gelmemişti...

BURADAN..



  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • RSS

Dua Eder misiniz??

Merhabalar, öncelikle doğum günü tebrikleriniz için çok teşekkür ederim. Kaç gündür ortalarda yokum ama bu sefer kendi koşuşturmalarım için değil; kuzenimin 8 yaşındaki oğlu hastahanede 7 gündür yoğun bakımda yaşam mücadelesinde...

Buralardan ayrılmamayı tercih ettiğim için herşeyi askıya aldım..

Dualarınıza muhtacım, evladımızın sağlığı için ufacık bir duanızı esirgemeyin bizden; Allah onu ana ve babasına bağışlasın sağ salim inşallah...

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • RSS

BUGÜN BENİM DOĞUM GÜNÜM!!

Hem benim hem de blogumun doğum günü geldi, ben 26 blogum da 1 oldu... Ucundan kulbundan başak kadınıyım işte :))  Önümüzdeki yıllarda da hep beraber olmak dileğiyle...

CEREN

Bakalım kocam ne sürpriz yapacak???



  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • RSS

İSTANBUL’UN KALBİ KİTAP İÇİN ATACAK.- Boğaziçi Kitap günleri

Boğaziçi Kitap Günleri on beş milyona yaklaşan nüfusuyla enerjik bir metropol olan İstanbul’un merkezinde, şehre yaygın bir kültürel atmosfer yaratmak amacıyla, değişen iletişim araçlarının toplum yaşamında yarattığı değişiklikler göz önünde bulundurularak tasarlandı.
Bu yıl, 15-21 Eylül 2011 tarihlerinde İstanbul Kongre Merkezi Harbiye’de gerçekleşecek olan Boğaziçi Kitap Günleri, her yıl bir konuk ülke ağırlıyor ve her yıl konuk ülke ile Türkiye arasında köprü oluşturacak bir temaya sahip oluyor.
2011 yılının Türkiye’den Almanya’ya göçün ellinci yılı olması nedeniyle Boğaziçi Kitap Günleri’nde bu yıl konuk ülke Almanya. Etkinliğin teması ise “Göç”. Bu çerçevede Boğaziçi Kitap Günleri süresince Alman edebiyatını, kültürünü ve sanatını tanıtıcı pek çok faaliyete yer verilmekte. Göç konusu sosyolojik, politik ve edebiyattaki metaforik anlamları perspektifinde ele alınıyor. 17 Eylül Cumartesi günü Orient Institut ile birlikte “Türkiye’den Almanya’ya: Göçün Elli Yılı” sempozyumu düzenleniyor.
Etkinliğin 15 Eylül 2011 saat 10:30’da yapılacak olan açılışı ise Ömer Asan’ın “Kardeş Nereye? Mübadele” adlı göç belgeseliyle yapılacak.
İstanbul’u bir merkez haline getirmek amacıyla Boğaziçi Kitap Günleri süresince kongre merkezinde “profesyonel salon” açılıyor. Türkiye’de faaliyet gösteren tüm telif ajansları, telif hakları konusunda çalışan PEN, Türkiye Yazarlar Sendikası, ÇEVBİR gibi kurumları etkinliğe davet edildi. Profesyonel salonda taraflar yazarlarımızın eserlerinin yabancı dillere çevrilebilmesi için yurt dışından gelen yayıncı ve ajanslarla görüşmeler yapabilecekler.
Geçen yıl olduğu gibi bu yıl da e-kaynaklar, e-yayıncılık gibi sektöre yeni açılım getiren gelişmeler, internet yayın hakları, internet özgürlüğü gibi konular çeşitli panellerde tartışılacak.

BOĞAZİÇİ KİTAP GÜNLERİ ORGANİZASYONU
BOĞAZİÇİ KİTAP GÜNLERİ
Yeni Yuva Sokak, No:10/4
Cihangir, Beyoğlu, İstanbul

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • RSS

Fikrimühim Bir ürün_ Raid Otomatik Sprey....

Terası olan bir çatı katı dairesinde yaşıyorum, haliyle sinek-böcek vb. haşerelerle sık sık karşı karşıya geliyorum; üstüne üstlük böcek fobim var, halimi siz düşünün işte...

Narpost ile kapıma kadar ulaştırılan Raid Otomatik spreyi hemen denedim, o kadar nazik bir paketti ki... Pencere şeklinde açılan kutu çok yaratıcıydı, Sprey cihazı, yedek püskürtme spreyi, benim ve arkadaşlarım için 10TL lik indirim kartları, hızla kullamaya başlayabilmem için paket içerisinde pil bile unutulmamış....Paketin üzerinde tarif edildiği şekilde kolayca kurulumunu yaptım. Oda parfümleri gibi şık bir görünüme sahip üstelik içeriğindeki Krizantem çiçeği ekstresiyle bildiğimiz "böcek ilacı" kavramından çok uzak bir ürün, onlar gibi insanı rahatsız etmeyen, havalandırmaya ihtiyaç olmayan bir ürün...

Çatı katında 4 daireyiz ve komşularımın da benimle aynı dertten muzdarip olduklarını bildiğim için bu ürünü hemen onlarla da paylaştım ve indirim kuponlarını verdim; sineklere ayrı böceklere ayrı ürün almadan, kapılara pencerelere tel taktırma masrafına katlanmadan, üstüne üstlük elektrik bile kullanmadan 4 hafta süresince rahat edeceğimiz için çok mutlu olduk. Diğer kuponu da giriş katta oturan ve karıncalardan kurtulmak için türlü yollar deneyen kayınvalideme vereceğim.

Teşekkürler Raid!!!

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • RSS

İYİ BAYRAMLAR!!!!

Herkese mutlu bayramlar diliyorum..
Tatile gidenler için; ben 2 gün istanbul nöbetindeyim gözünüz arkada kalmasın.

Sevgilerimle,

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • RSS

Günaydın...

Güzel bir günaydın hepinize!!!!

Geçen hafta Ankara'daydım.. Kızılay'da Flamingo pastahanesinde yıllardır favorim olan üçgen sandviçimin hazırlanmasını beklerken yakaladım bu kareyi; küpe çiçekleri..




Ben çok severim ya siz????

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • RSS

İyi geceler :))

Umarım dün gece güzel bir kandil gecesi geçirmişsinizdir...
Ben dünün uykusuzluğunu atar atmaz gene ders çalışmaya geri döndüm; önümde iktisat okulu kritikleri sağımda kahve solumda Pelit Valonia special çikolatam.... (zaten ne kadar lezzetli bir keşif olduğunu belirtmek için bu kaydı giriyorum) Hala bayram çikolatasını almayan varsa ben Migrostan aldım bugün fiyata göre harika bir lezzet, tavsiye ediyorum :))



NOT: Reklam için Pelit ile aramızda anlaşma yok, hatta bir araba alışverişi yapmamış olsaydık kendilerini hiç tanımamış bile olurdum...  Ben şimdi bayram için külçe yapmaya gidiyorum; tarifi yakında :))





  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • RSS

Yazlık Meyveli Tatlı :))



Sırf bunun için yuvarlak süs kaşıklarından aldım (Carrefour-Kozyatağı 4TL gibi birşeydi sanırım)
Karpuz kavun ve kivi-çilek diyorum... İçine de mağdur olmamak için koyu kıvamlı bir muhallebi :)) ya da maraş dondurması... Yedikçe şöyle uzasın da uzasın :))))

PS: Resim internetten ama inanın nereden aldığımı kaydetmeyi unutmuşum görünce :))

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • RSS

IKEA_Temmuz ayı ürünü: NORDBY 3 SEPETLİ RAF ÜNİTESİ

Kaynak( milliyet.com.tr)

Haftasonu bundan almaya karar verdim :)) IKEA'da görüşmek üzere...


IKEA mağazaları, “Ayın Fırsat Ürünü” kampanyası ile her aya özel bir ürüne indirim uygulayarak ziyaretçilerine farklı fırsatlar sunmaya devam ediyor.

Temmuz ayı ürünü: NORDBY 3 SEPETLİ RAF ÜNİTESİIKEA’nın Temmuz ayı fırsat ürünü!IKEA’nın Temmuz ayına özel fırsat ürünü NORDBY üç sepetli raf ünitesi (24x61 cm). Hasır çekmeceleri ve kullanışlı boyutu ile evlerde yer kazandırabileceği gibi sade tasarımı ile her eve uyum sağlayabilir. Bu çok kullanışlı ürün, IKEA mağazalarında Temmuz ayına özel olarak 39,95 TL’den satışa sunulacak.

Sadece 1 ay ile sınırlı olarak IKEA mağazalarında fırsat ayı ürünü olarak satılan “NORDBY 3 Sepetli Raf Ünitesi” ni kaçırmayın!
IKEA mağazaları, hem her aya özel indirimli ürün fırsatı ile hem de her hafta Salı günleri “Oturma Odası”, Çarşamba günleri “Yatak Odası”, Perşembe günleri ise “Mutfak” bölümünden seçilen belli ürünlerde yaptığı indirim fırsatları ile tüketicilerine 365 gün bitmeyen fırsatlar sunmaya devam ediyor.

IKEA ,Temmuz ayı süresince NORDBY 3 çekmeceli raf ünitesi’ni kaçırmak istemeyen herkesi IKEA mağazalarına bekliyor!

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • RSS