pratik tarifler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
pratik tarifler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Tavada Yalancı Su Böreği- Sahurda ayakta uyurken bile hazırlanabilir :))

Tatile giderken kayınvalidemin önerisiyle bozulmasın diye buzluğa attığım ve sonra nasıl kullanabileceğimi bilmediğim 3 tane yufka ile değişik ama kolay bir sahur lezzeti arayan bendeniz bir araya gelince bu yalancı su böreği ortaya çıktı. Ne zamandır yemek uydurmamıştım öyleyse Neovation Prodüksiyon iftiharla sunar ;

(bu arada resim sahurda bi gözüm açık bi gözüm kapalı şekilde balkonda çekilmiştir, resmin kalitesine takılmadan böreğin kalitesine takılın bence)



MALZEMELER

- 3adet yufka
- beyaz peynir (lor falan değil mümkünse en güzel en kalitelisi)
- maydonoz
- margarin
- Su (su böreğinde su olmasa ayıp olurdu dimi)

YAPILIŞI

Önce böreği pişireceğimiz tavayı margarinle yağlıyoruz, peynir ve maydonozla da börek harcını hazırlıyoruz
Yufkalar büyükçe parçalara ayrılıp tencerede kaynayan suya atılır, Dağılmasınlar diye elde kevgirle hazır beklemek lazım...

30 saniye kadar kaynayan yufkalar kevgirle alınıp soğuk su dolu kaba daldırılıp çıkartılır (musluk suyunun sıcaklığı yeterli ayrıca soğutulmuş olmasına gerek yok..

Yufkaları elimizle tavaya bastırarak yerleştiriyoruz.. Ben kalın olup pişmezse diye endişe ettiğim için 2 kat yufka 1 kat peynir 2 kat yufka şeklinde döşedim.

Ocağın üzerine tavayı koyuyoruz, Pişerken önce suyu buharlaşıp öyle kızaracağından gözlemeden daha geç pişiyor. Gene de kızarıp kızarmadığını kontrol edip alt üst ederk iki tarafı da kızartıyoruz..

Bak canım çekti gene, ama evde yufka yok püfff!!!



  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • RSS

Yazlık Meyveli Tatlı :))



Sırf bunun için yuvarlak süs kaşıklarından aldım (Carrefour-Kozyatağı 4TL gibi birşeydi sanırım)
Karpuz kavun ve kivi-çilek diyorum... İçine de mağdur olmamak için koyu kıvamlı bir muhallebi :)) ya da maraş dondurması... Yedikçe şöyle uzasın da uzasın :))))

PS: Resim internetten ama inanın nereden aldığımı kaydetmeyi unutmuşum görünce :))

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • RSS

Ispanaklı Krep- Sebze yemeyenlere İtinayla Yedirilir...



Merhabalar,
Şu İstanbul bir soğuk ki sormayın gitsin, ben de şifayı kapmış durumdayım, ellerim buz- boğazım ağrıyor- üşüyorum..

Şu halimle yemeğin pratiğine kaçmayıp da ne yapacağım :))
Ispanak yemeyen bir adama itina ile yedirilmiş olup, sebze yemeyenler üzerinde kullanılabileceği kanıtlanmış bir ürünümüzdür :))

MALZEMELER; (bugün burada tam kolaya kaçıyorum hazır malzeme kullanıyoruz:) )
- Kenton tuzlu krep unu
- dondurulmuş ıspanak
-1 soğan
- sıvı yağ
- tuz
- kaşar
Beşemal sos için; ( kabak böreği tarifimde beşemal sos yapılışını anlatmıştım, aynı yöntemle sadece yarım ölçüyle hazırlıyoruz..)
-1,5 kaşık un
- yarım kaşık tereyağ
- 500 gr süt

HAZIRLANIŞI
Öncelikle soğanımızı piyazlık doğruyor ve az yağda kavuruyoruz, dondurulmuş ıspanağımızı yıkayıp (biliyorum yıkanmışlar ama ben gene de yıkıyorum) iri iri kıyarak soğanla beraber kavuruyoruz. Pişmeye yakın tuz ve karabiber ekleyip kapağını kapatarak ılınması için kenara alıyoruz.

Hazır krep unu kullandığım için kutunun üzerinde işaretli yere gelene kadar süt koyup iyice çalkalıyoruz..
tavaya çok az sıvı yağ koyup kişi sayısına göre krep hazırlıyoruz -ben bütün paketten 9-10 krep yapabildim :))-

Soğuyan harcı kreplerin ortasına koyup krebimizi mektup zarfı gibi katlayıp açık tarafı altta kalacak şekilde cam fırın kabına sıralıyoruz..

Üzerine beşemal sos döküp 180 derecede 25-30 dakika pişiriyoruz.. Son olarak kaşar dilimlerini her bir krebin üzerine bir tane olacak şekilde koyup eriyip kızarması için fırına sürüyoruz...

Ve ne yazık ki, çabucak bittiği için pişmiş halinin resimlerini sizlerle paylaşamıyorum :))

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • RSS

İki Renkli Tahinli Kurabiye


kayınvalidemde biraz tahin kalmıştı, hemencecik bir kurabiye yaptım :)) verdiğim tarif tan 1 tepsi oluyor ve en güzeli de uzun br süre bayatlamıyor bu kurabiye :))
MALZEMELER;
1/2 su bardağı tahin
1/2 su bardağı pudra şekeri
1/2 bu bardağı sıvı yağ
vanilya
1/2 su bardağı ii kıyılmış ceviz
2,5 su bardağı un (hatta 1 parmak daha az koyabilirsiniz)
Süslemek için tarçın ve pudra şekeri
HAZIRLANIŞI;
Tahin yağ ve şekeri iyice karıştırıyoruz, üzerine unu eliyor ve yoğuruyoruz. İlk başlarda biraz elinize yapışan bir hamur olacak ama yoyurdukça yapışmamaya başlayacak, biraz sert gelirse ya da hamur birbirini tutmuyormuş gibi gelirse tatlı kaşığı ile sıvı yağ ekleyebilirsiniz. En son cevizi ekleyip yoğuruyor ve 10 dakika kadar nemli bir bezin altında hamuru dinlendiriyoruz.
Birer lokmalık toplar şekline getirip yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisine diziyoruz, önceden ısıtılmış 180derecelik fırında 25 dakika pişiyor.. (kızarmayacak, un kurabiyesi gibi düşünebilirsiniz, rengi değişince alıyoruz fırından)

Şimdi en önemli bölüm!!! süsleme=>> benim gibi sabırsız olmayın bırakın kurabiye soğusun... kurabiyelerimizi 2 ye ayırıyoruz yarısına toz tarçın (abartmayın), yarısına pudra şekeri (bunu abartabilirsiniz) eleyerek dökeceğiz :))

Afiyet olsun

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • RSS

Maş Piyazı



Yeşilliği ile bezelyeye benzeyen, lezzeti ile fasulyeye benzeyen; İstanbulda lüks kebapçılar sayesinde tanınmaya başlayan MAŞ FASULYESİ, artık semt pazarlarında bile satılıyor.

İşte size çok sevdiğim pratik bir salata tarifi Maş Piyazı

MALZEMELER
1 su bardağı maş fasulyesi
taze soğan
iri kıyılmış ceviz
nar ekşisi
zeytinyağı
limon suyu
maydonoz

Kaynayan su dolu tencereye maş fasulyelerini ilave edin ve tahta bir kaşıkla karıştırın. Yaklaşık olarak 30 dk boyunca fasulyeler yumuşayana kadar haşlayın. Tencereye 1-2 bardak soğuk su ekleyerek süzün.
Bir kasede zeytinyağını, limon suyunu, nar ekşisini karıştırarak salataya asıl lezzeti verecek olan sosu hazırlayın. Tuz ile sosu lezzetlendirin.
Soğuyan maş fasulyesini, yeşil soğanı, maydanozu salata sosuna ekleyin ve iyice karıştırın. Salatayı oda sıcaklığında veya hafif soğumuş olarak üzerinde iri kıyılmış cevizle servis yapın.

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • RSS

Erişteli Domates Çorbası


Misafirlerime yaptığım favori çorbam :))

3-4 domates rendesini sıvı yağda kavuruyoruz.
1 su bardağı köy eriştesi , 1 çay kaşığı tane karabiber, 1bardak su, yarım kilo sütü (su/süt ölçüsünü sevdiğiniz koyuluğa göre ayarlayabilirsiniz) ekleyip kaynatıyoruz.
Kızdırılmış nane ile servis ediliyor...

Afiyet olsun :))

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • RSS

Tarhanalı çorba




Kocamla ben tarhana çorbasından pek hoşlanmayız, hatta evde hiç pişmez, ben de gidip almam.. Ama anneannem İzmir'den yengemin yaptığı tarhanayı, kayınvalidem de Beypazarından tarhana getirince ne yapacağımı kara kara düşünmeye başlamıştım ki aklıma portakal ağacında görüp tarif defterime aldığım bir çorba geldi...
MALZEMELER;

1 bardak ince bulgur
yarım bardak tarhana
nane
3 litre su
1 soğan
az miktarda biber salçası
sıvı yağ
1 diş sarımsak

HAZIRLANIŞI
  • Bulguru 1 bardak suda, tarhanayı ise 1/4 bardak kaynar suda şişmeye bırakıyoruz.
  • Bulgurlar şişince tarhana ve kuru nane ile iyice yoğurup minik toplar yapıyoruz (ben fındık kadar yaptım kocaman oldular, siz daha minik yaparsanız daha iyi olur bence)
  • Diğer tarafta tencerede soğanı, sarımsağı ve salçayı kavurup suyu koyarak kaynatıyoruz
  • Kaynayan suya yaptığımız köfteleri atıp bulgur pişene kadar kaynatıyoruz.
Afiyet olsun...


  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • RSS

Harika bir yemek dergisi..

Onlar 3. yaşlarını kutluyorlar ben yeni tanıştım çok sevdim.. Tavsiye ederim :))

http://yemek.name/

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • RSS

** Yöresel bir lezzet ** KERKÜK DOLMASI**

Son zamanlardaki en alengirli yemeğim diyebiliriz kendisine; çok sevgili eşimin çok sevgili mimarı kayınvalideciğimin de bana "el vermiş" olması sebebiyle (yoksa safran vermesi mi demeli :)) )  şimdiye kadar yediğim en harika dolma tarifi ile huzurlarınızdayım şak şak şak :))

NOT:gene tembellikten vazgeçmediğim için ben sadece soğan doldurdum, lütfen siz kabak doldurup küçük yapraklar da sarıverin bi zahmet :))





Malzemeler;
BEN 2 obur kişi için yaptım bizi 3 sayıverin => 3Kişilik

7 adet küçük sevimli topaç şeklinde soğan
1 adet iri kabak (sebze yemeyenlere yedirilecek)
5-6 diş sarımsak (kokacağız bu yemekte)
1 bağ dereotu
pirinç (göz kararı koydum aşağıda görüyorsunuz)
200 gr kıyma
sıvı yağ
limon tuzu (yoksa benim gibi limon suyu koyun)
karabiber
tuz
köri
safran (o da aşağılarda bi yerlerde olacak kavanozda)- Kerküklüler "sarı kök" diyor, dolayısı ile bu dolma da bizim evde "sarı dolma"
 

Sarı kök- safran ne derseniz işte
 Pirinç ve limon tuzu hariç tüm malzeme robottan geçirilir, yıkanan pirinçler karıştırılır.


Gelelim sogan nasıl doldurulur kısmına; sogana 1 adet deriiiin çentik atıyoruz sonra katları zedelemeden ayırıyoruz, eğer ayrılmazsa kaynar suya batırıp çıkarın hemen ayrılıyor.. Sonra harçtan doldurup soğanın bir tarafını diğerinin üzerine doğru kapatıp tencereye diziyoruz. Sıkı dizmek önemli soğanlar dağılmasın...



soğanların boyuna gelecek kadar su koyup içine limon tuzu veya 2/3 çay bardağı limon suyu(o zaman suyu biraz azaltın tabi) koyuyoruz, dibi yanmasın diye biraz mısırözü yağı koyup kapağını kapatın. kaynayana kadar harlı, kaynadıktan sonra da kısık ateşte suyunu neredeyse çekene kadar pişirin. 35 dk falan sürmeli pişmesi, su az gelirse kaynar su eklenebilir...

Pişince bir tepsi ya da geniş bir tabağa tencereyi ters çeviriyoruz, üzerine sarımsaklı yoğurt dökerek servis ediliyor..

pişmiş halinin resimleri telefonumda olup bu posta daha sonra eklenecektir :))

Afiyet olsun

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • RSS

bir nikah, bir sofra ve bir hasta :))

Nereden başlasam bilemiyorum, bu sefer ellerim kollarım dolu sanki. Pazar günü canım arkadaşım ve kuzeni kahvaltıya geldiler sabahtan erkenden başladım sofra kurmaya, bu arada da güzel bir su böreği tarifim oluştu tabi...
buradan
Kuzeninin babası rahatsızlanınca apar topar gitti bizim de keyfimiz kaçtı ama neyseki babası şimdi iyiymiş tekrar geçmiş olsun diyorum.



Daha sonra bir diğer arkadaşımın nikah kokteyline gittim, yıllar film şeridi gibi geçiverdi gözümün önünden.. Defterine yazarken düşündüm de tam 12 sene olmuş, arkadaşımı gelinlikle görmek de kısmetmiş... Ömür boyu mutlu olmalarını diliyorum Selda ve Akif çiftinin.

Sonunda kursta diktiğim etek bitmeye yaklaştı, tam kemeri birleştirecektim ki hastayım evdeyim derkeeen:(( gene kaldı eteğim. En azından sadece beli birleşmedi, ek olarak bir de gizli fermuar çalışırken yarım bir bel çalıştım..

Ama boş durmadım tabi; akşam artık kendimden emin bir şekilde dikiş makinamı kutusundan çıkardım, masaya koydum bir heves Kadıköyden aldığım bir kumaştan hem runner hem de peçete halkaları yaptım.

Bugün de kendimi attım cuma pazarına; nedenini bilemediğim bir şekilde bol bol bebeklere özgü desenlerde kumaşlar aldım.. Kendi kendime küçük şeyler yapıp eğlenmeyi planlıyorum.. Kumaşlar şimdi yıkandılar kuruyorlar ütülediğimde eklerim çok sevimliler :))Neovation Prodüksiyon İftiharla Sunar..

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • RSS

Pratik Su Böreği


Pazar kahvaltım için su böreği, çikolatalı kek ve glazürlü kurabiyelerimden yaptım. Sizlerle su böreği tarifimi paylaşmak istiyorum. Bu seferki tarif benim normalda yapmadığım kadar yumartalı yağlı ama olacak o kadar su böreği yapıyoruz...




MALZEMELER:

  • 5 yufka
  • 5 yumurta
  • 2,5 su bardağı su
  • 125 gr tereyağı
  • 1/2 çay bardağı su
  • 1/2 paket kabartma tozu
  • 300 gr Light beyaz peynir

tereyağını bir kapta eritip soğuması için bekletiyoruz (bilmeyenler için; eritmek demek eriyene kadar ateşte bırakmak değildir ateşte kabı kızdırın yağı parçalara ayırıp kızgın kaba koyun biraz eriyince altını kapatın böylece yağ yanmaz)

Diğer tarafta yumurtaları kabartma tozu ve sıvı yağ ile iyice çırpıp erimiş yağı da içine kattıktan sonra suyu da ekleyip çırpıyoruz.

Birkaç damla yağ sürdüğümüz tepsiye ilk yufkayı genişçe serip harçtan döküp her yerini ıslatıyoruz (hiçbir katta kuru yer kalmamalı) sonra 1 yufkayı parçalayıp üzerine döşüyoruz, harcu döküp üzerine 2. kat yufkayı da döşeyince parçalanmış peyniri de ekliyoruz. Bu şekilde beşinci yufka da serilene kadar harç ve peynirle arayı dolduruyoruz.


Kenarları üzerine kapatıp kalan harcı da üzerine döküp 200 derece ısıtılmış fırında 30-35 dakika üzeri kızarana kadar pişiriyoruz.

E sonra da yeniyor tabi; AFİYET OLSUN :))

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • RSS

TEMBEL İŞİ TARİFLER- VOL 2- SİHİRLİ SUFLE

Bir arkadaşımız tembel işi tariflerimi beğenmiş ; e dedik ya pazarlamacıyız müşteriyi memnun edelim dedik veee sihirli sufle.. (not tarife başlamadan kettleda kahve için su kaynatınız yoksa pişmiş sufle ile kahve beklemek zorunda kalabilirsiniz benim gibi, biraz çabuk pişecek de...)


Bundan daha kolayı yok, varsa öğretin onu da yapıp yeriz evelallah :)) (galiba biR tek 3dk pudingler olur ama gerçekten onu hazırlama süresiyle aynı olacak :)) TAM 4 DAKİKADA YEMEYE BAŞLAYABİLİRSİNİZ..


Tanıştırayım, bunlar imalat için kullandığım kaşık ve kase; ben 2 kişilik yapacağım için tüm tarifin 2 katını uyguluyor olacağım.. bunların haricinde bir adet mikrodalga fırın eğer varsa bir adet de güveç kabı lazım olacak...

MALZEMELER; (tamamı budur şaşırmayınız eksik falan yok :))) ) bide yumurta kullanmayacağız...

4 kaşık un
8 kaşık süt
3 kaşık şeker
2 kaşık kakao
1 kaşık sıvı yağ
1 tane çikolata

süslemek için pudra şekeri ve kişi başı 1/4 küçük paket krema



Süsleme malzemeleri hariç tüm malzeme bir kaşık yardımıyla aşağıda görüldüğü üzere karıştırılır.(10-15 sn falan sürüyor bu işlem)


Pişirme kabına harcın yarısını döküp çikolatayı koyuyoruz (isteyen çikolatayı artırabilir) Kalan harcı üzerine döküp mikrodalganın orta seviyesinde tam 3 dakika pişiriyoruz..


Fırından ilk çıkan hali :) (toprak kap sıcak olabilir dikkat!!!)


Afiyet olsun.. Ben suyun kaynamasını bekliyorum kahve kardeş de gelsin öyle yiyeceğiz :)) Gece gece tatlı krizi gelenlere ithaf ediyorum :))



  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • RSS

Seferihisar Mantısı- Tembel işi

Bu akşam ne yemek yapabileceğimi bulamamış olmam acı, bakacaz artık pizzacı falan.. Ben yaptım desem olmaz mı acaba mesela "canım ben dikiş kursuna gidiyorum diye yalan söyledim, aslında pizzacıda çalışıyorum" desem :))

Ne ise bugün tembelliğim ve gevezeliğim üzerimde (hatta sabahlığı ve çorapları geçirdim pijamanın üzerine aynen devam, alışveriş de internetten...

geçen haftaki tembel lezzetlerimden biri alıma geldi; Seferihisar mantısı..

Malzemeler

3 tane yufka
1/2 kutu haşlanmış nohut konservesi
2 soğan
biraz sıvı yağ
ayran
tuz
tavuk ya da et bulyon

Bu ürünümüz için de sadece fırını kullanıyor olacağım. Haşlanmış nohutlar rondoda mama gibi parçalanır (ben hem hazır nohut kullandım hem de kabuk mabuk ayıklamadım arzu eden kendi ıslatır haşlar kabuk ayıklar vb...Hatta mümkünse mantıda yufka kullanmaz hamurunu da açar falan)

4 yufkamızı her birinden 6-8 tane olacak şekilde sigara böreği sarar gübü üçgenlere ayırıyoruz. soğanı da incecik kıyıp nohut püresiyle karıştırdıktan sonra sigara böreklerimizi sarıyoruz.

yağlı kağıt sarılı tepsiye aralıklı olarak yerleştirip üzerlerine sıvı yağ ve katı ayran karışımını çırparak sürüyoruz. 200 derece 10-12 dakika kadar pişiyorlar (fırını önceden ısıtmaya da gerek yok..

Diğer taraftan tencerede sanki mantı yaparmışız gibi su kaynatıyoruz ama bu sefer tuz yerine bulyon koyacağız (et yok ya biraz tadı içinde olsun) ve fırından çıkan sigara börekleri aynen suya :)) kaynıyor kaynıyor...

Yeterince yumuşadığına kanaat getirince kevgir ile sudan servis tabağına alıyoruz.. (not; yufka suda çoook çabuk pişiyor lütfen tencere gözünüzün önünde olsun bi de çok karıştırıp parçalamayın...)

üzerine bolca sarımsaklı yoğurt ve bu aralar çok sevdiğim TAT Antep salçası ve pul biber kızdırılmış yağı döküyoruz.. Nane ve arzuya göre sumak ilavesiyle onları da midemizde bi köşeye yerleştiriyoruz :))

afiyet olsun



  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • RSS

Cuma sofrası

Dün akşamki sofradan ufak bi görüntü paylaşmak istedim :)) kociş eve geldi, 2gün işe gitmiyor kutlaması :)) Mutfağımdaki minik masamız :))



Menüde;

1- Sebze yemeyenlere :)) Brokoli çorbası ==> tarifi burada
2- Semizotu salatası üzerinde de ayvalıktan taşıyıp getirdiğim canım soğuk baskı zeytinyağımmmm...

3- Karışık kızartma (ve gene evde yaptığım salça kavanozunu kış gelmeden açmak zorunda kaldım, malumunuz DOMATES!!!!) ama ben o 15 kilo domatesi antalyalardan taşımıştım.. bitiyolar.. ve domates kilosu 3,5-5TL!!
4- Makarna
5- Kurabiyelerimle süsledim ==> onun tarifi de burada
6- Son kızılcık şerbetim ==> buradan

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • RSS

Tarçınlı Kızılcık Şerbeti

İtiraf etmek gerekirse kızılcık benim hayatıma bu yaz ilk kez girdi (gerçi 3-4 yaşlarımda katıldığım mevlütlerden kalan sisli anılarda vardı bu tat sanki- ama hayal edin; neredeyse kendi boyum kadar iğne oyası beyaz krep başörtüm, altından çıkan sarı kıvırcık bukleler, elimde bir bardak soğuk şerbet, izmir sıcakları.. Tam haminne :) -


İlk tarifimi biraz googling ile bulmuştum ama şimdi yılın son kızılcığıyla kendi tarifime geçmiş bulunuyorum..

MALZEMELER:

1/2 kg kızılcık
2 litre su
1 çubuk tarçın
4-5 karanfil
bu sefer canım 1,5 bardak toz şeker istedi :))

Kızılcıkları süzgeçte yıkayın (çekirdeklerle uğraşmayın), tencereye önce kızılcıkları sonra şekeri koyup altını yakmadan şöyle bir ovalayın ve 5-10 dk bekletin ki suyunu biraz salmaya hazır hale gelsin...(reçel yapacakmış edasıyla)

üzerine suyu tarçın ve karanfili ekleyip kaynatın.. Ben 20 dk falan kaynatıyorum ama asıl zamanı tenceredeki güzel kızıl rengi gördüğünüz zaman anlayacaksınız..


tel süzgeçle süzüp sürahiye ve soğuyunca doğru buz dolabına.. Hatta bir kısmını buz kalıbına dökerseniz buzla daha da soğutmak isterseniz sulandırmadan (böylece şekerini kaybettirmeden) da soğutabilirsiniz...

Bu arada kızılcıklara ne oldu derseniz posası çöpe gitti, ben öyle pütürlü meyva sularını sevmem; arsü edenler biraz daha sıkıp suyunu çıkarmaya uğraşabilir...

ve son not; tabi ki bu kadar şerbet çıkmadı, o koca bir sürahideydi, dedim ya bu sonu :))

AFİYET OLSUN...

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • RSS

BROKOLİ ÇORBASI- ama sebze yemeyenlere göre


Hani sebze yemezdi kocam :)) olay sebzelerde değil ona yedirebilecek yolları keşfetmekteymiş. 6 yıllık beraberliğimizin bi yerinde sebzeler için "kokuyo!!" diye bi yorumda bulunmuştu, işte o gün bugündür benim yaptıklarım "kokmuyooo", tabi baharatlarıma çok şey borçluyum o ayrı...

Ben haşlanmış sebzeyi çok severim hatta buharda "tütsülenmişini" bile yerim, yeter ki bankanın (yoksa "B" yi büyük mü yazsaydım- anlayan anladı) kokteyllerinde olduğu gibi nedenini bilmediğim bir şekilde çiğ karnıbahar yemeye zorlanmayayım..

Kendime biraz haşlamak için ayırdıktan sonra 1-2 gün daha kalsa sararmak üzere olan brokolilerimi kocama kaktırmak :)) üzere tarife girişiyorumm..

işte size mutfak manzaramda bir buket brokoli :))
 Zaten ezilecekleri için brokolileri yıkayıp düdüklüde haşladım, suyunu biraz az tutuyorum ki dökmek zorunda kalmayayım... tabi isteyenler burada biraz da et suyundan faydalanabilir (bende genelde hatta hiç :)) olmadığı için benimki bildiğiniz su işte)
Düdüklüm de bildiğiniz anne usulü düdüklü, ilerleyen zamanlarda ben de o çok marifetli hoplayan zıplayan tek elle açılanlardan isteyebilirim (malum bir elim sürekli ya yanık ya kesik oluyor yemek yapınca)

haşlanınca blender ile iyice eziyoruz suyunu çok az koyarsanız burada püre elde edebilirsiniz ki amacımız bu değil eğer çok katı gelirse kaynar su ekleyin ve korkmayın :))

diğer tarafta 1 soğanı yemeklik doğradım az yağ ile kavuruyorum.. Az yağ çünkü şimdi brokolinin kokusunu gideriyoruz; küçük paket kremanın yarısı yani bu da 100gr'a tekabül ediyor (bu arada bankam gitgide belli olmaya başladı) soğana ekleyip pişiriyoruz.

Piştikten sonra 1 tatlı kaşığı köri, ve biraz karabiber ekleyip brokoli tenceresine ekliyoruz, bi taşım kaynatıp servise hazırlıyoruz. Erimeye yakın olan soğanların ağıza gelmesi daha çok hoşumuza gitti, isteyen bu aşamada gene bleder'dan geçirip pürüzsüz bir çorba elde edebilir..

Tabağa alınca ince kıyılmış taze soğanları üzerine koyuyoruz.. Biraz Fransız soğan çorbası havasında oldu, taze soğanlar sıcak çorbayla buluşunca çabucak yumuşuyor o yüzden çiğ yiyormuş hissi vermiyor.

Afiyet olsun..

Bu arada sebze-sevmez kocamın görüşleri; kabak böreği harikaydı tekrarını bekliyor, çorbayı normalde olsa ağzına sürmezmiş ama hiç kokmuyor, garip bir tadı yok "nooolur brokoli çorbası yap" gibi bir taleple karşılaşma olasılığım düşük ama ne zaman yaparsam zevkle yiyecekmiş.. (bu yorum gerçekten önemli)

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • RSS

GLAZÜRLÜ AŞK KURABİYELERİ

Ben bu postu yayınlarken bakıyorum saat 5:30.. öyleyse günaydın herkese :))

Dün canım kurabiye yapmak istedi aşka gelgim evde de glazür vardı, üzeri 2-3 satır karalanabilecek bi kurabiye yapayım dedim ve başladım aramaya... En sonunda istediğim gibi bir tarif buldum ama "aldığı kadar un" tabirinden sıkılarak sizlere deneysel olarak ne kadar un "aldığını" da kanıtlayayım istedim... (malzeme listesi en sonda olacak aramayın)

pudra şekeri, erimiş margarin (bu arada ben hamur işlerinde belki bi faydası olur diye sana hamurişi kullanıyorum; bu konudaki tecrübeletimi de ayrı bir postta paylaşmak istiyorum...), yarım paket kabartma tozu ve göreceğiniz üzere 1 yumurta sarısını iyice çırpıyoruz...

Unu ekledikten sonra aklıma geldi; benim ölçü bardağım budur...

Gelelim zurnanın zırt dediği yere... "aldığı kadar un" benim bardakla 2,5 bardak oldu arkadaşlar...

 unlanmış tezgahta açılır onu bildik de bugün ben yeni birşey daha öğrendim... merdaneyi de unlarsak çok daha kolay açılıyor :)) Çok kalın ya da çok ince olmayacak, 1-1,5 cm yeterlidir kıtır kıtır olması için..
bknz. evdeki kalıplarım...

Hamurun yarısını kullandıktan sonra aklıma ayva tatlımda kullandığım gıda boyam geldi, kalan kanuru boyamak için aşağıda gördüğünüz fiskeden 3 tane gerekti...

VE EN ÖNEMLİ NOT; EVDEKİ EN TEHLİKELİ MALZEME BENCE GIDA BOYASIDIR DÖKMEMEYE DİKKAT EDİN, DÖKERSENİZ KURU KURU SÜPÜRÜN, SAKIN SUYLA SİLEREK BOYAYI SABİTLEMEYİN.. BİLİYORUM KIRMIZI GÜZEL BİR RENK AMA HALIDA ÇOK HOŞ OLMAYABİLİR.. VE MUTLAKA SADECE ÇOCUKLARIN DEĞİL KENDİNİZİN DE DEVİRMEYECEĞİ SAĞLAM Bİ YERE KALDIRIN...
 Son hamuru da ilki gibi yoğurup şekillendirip yağlı kağıt serilmiş tepsiye diziyoruz..
Neden yağlı kağıt derseniz tembelliğimden ya da sosyetikliğimden değil inanın.. Tamamen küçükken yaşadığım ilk un kurabiyesi tecrübeme dayanıyor. bilindiği üzere o hamur da bunun gibi yağlı bir hamur bi de tepsiyi yağlayınca annenize sürpriz yaptığınız kurabiyenin kaşar gibi eriyişine şahit olup bi de azar yiyebilirsiniz.. o yüzden yağlı kağıt dediysem yağlı kağıttır.. (tabi bende silikon silpat yok o da olabülü..)
 Fırındaki halimiz... 180 dercede 12 dakikada alıyorsunuz, çok hafif kızarmış oluyor ben biraz kaçırdım 15. dakikadaki halleri aşağıdadır...
 isteyen pudra şekeri serpebilir..
 ilk acemi denemem ama isteyen becerikli elleriyle hazır glazürle süsleyebilir... tadı çoooook güzeldi.. bide sade olanın hamuruna tarçın da yakışırmış gibi geldi bana..


gelelim malzeme listesine;

MALZEMELER

- 125 gr margarin
- 1 yumurta sarısı
- yarım paket kabartma tozu
- yarım su bardağı pudra şekeri
- denememe göre 2- 2,5 bardak un

KOLAY GELSİN...

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • RSS